4 Aralık 2008 Perşembe

 
nasıl bu hal ola dost düşün

kocamış öküzü urmuş karasabana
cebelleşiyor doğaya karşın tırnağınan
uğraşı içinde akan ter sinmiş üstüne
toprak kokuyor yamaklı pantol,mintan.
bir başına üç karış toprağı sürme sevdağı
ayıklıyor tek tek taşları,
gözü çivili,kulağı tetik
beri de kuru agaç gölgesinde gebe avradı
çocuk kucağında
akciger gerisinde titrek atan yürek
didinişi ocağı tüttürecek üç beş kuruş için 
patlamış elleri ağlıyor kan.
         haydi bahar sonu öküze ot,
ya kış kapıyı çalınca?
hal'a gül,ağla mı düşün
duvar çalı, toprak
mağara yaşadıkları yer
ufak bir delik pencere.
ha memet ha
yaşamın bu sürünüyon doyasıya
haykırsan be memet
"nasıl bu hal ola dost düşün?"
ağanın ursun kafasına.
haykırsana memet
boğazın yırtarcasına haykırsana
susmuşlara inat.
Haziran .1975  c.g.

Hiç yorum yok: